Burçe Bekrek 2013 Yaz Koleksiyonu ve Modaya Bakışı - womenist.net 

Burçe Bekrek 2013 Yaz Koleksiyonu ve Modaya Bakışı

Burçe Bekrek 2013 Yaz Koleksiyonu ve Modaya Bakışı

Burçe Bekrek ile 2013 yaz koleksiyonu ve modaya dair sohbet ettik.

2013 Yaz Koleksiyonunu Mercedes Benz Fashion Week Berlin’de tanıtan genç moda tasarımcısı Burçe Bekrek aynı zamanda Fashion & Textile Design Bölümü’nde fashion styling ve Italian Art&Design Bölümü’nde fashion project dersleri de veriyor. Minimal tasarımlarıyla kendine hayran bırakan genç ve başarılı tasarımcıyla keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

İsminizi bir marka haline getirmeye ne zaman karar verdiniz?

Bu mesleği yapmayı kafama koyduğum çocukluk yıllarımdan beri kendi markamın hayali hep vardı. Lakin, ilk adımı Fashion Tv Moda Ödülleri’nde aldığım “En İyi Gelecek Vadeden Tasarımcı” ödülü sonrası attım.

Koleksiyonlarda genellikle nelerden ilham alırsınız?

“Mikro makrodur” felsefesiyle buluşan minimal, yanı sıra çok amaçlı, yüksek kalitede fonksiyonelliği kendine misyon edinmiş tasarımlar yaparak Burçe Bekrek kadınına bir yaşam stili sunmaya çalışıyorum. Tasarımlarım, benim için bir araya geldiklerinde bir kadının yaşam stilini ve tavrını oluşturabilecek bütünlüğe sahip olmalı. Bu açıdan yaklaşınca bana en çok ilham veren de yine kadınların kendisi oluyor! Bir kadının bir tavrına, bir duruşuna bile bir line çıkarabilirim. Sosyoloji, felsefe, psikoloji, mimari tasarımlar ve caz kadınları hep -dediğim gibi- beni etkileyen noktalar. Mesela caz bana her notasıyla ve her farklı tarzıyla inanılmaz ilham veriyor. Özellikle tasarladığım her koleksiyonun kadınını ilk canlandırdığımda ona “Cole Porter yaşasaydı bu kadını beğenir miydi?” diye sorduğum çok olmuştur.

Sizi neden İFW’de göremedik?

2013 Yaz koleksiyonumu Mercedes Benz Fashion Week Berlin’de tanıttım. Hem press coverage’ ı hem de ticari anlamda hala devam eden dönüşleri benim için yeterliydi.

Genç tasarımcıları ve Türkiye’deki sokak modasını nasıl buluyorsunuz?

Avrupa’nın orta sınıf gençliği bizimkilerin yanında sönük kalıyor. Üst sınıfa zaten diyecek bir şey yok. Ama beni hayran bırakan çok az imkanı olan gençlerin bile bu kadar modayı takip ediyor ve kendi imkanlarıyla bunu yorumlayabiliyor olmaları! Genç tasarımcıların arasında da çok beğendiklerim var. Yanı sıra bir tasarım kirliliği de yok değil. Ama sanıyorum ki, işini kaliteli yapan ve “özgün” olan kalıcı olacaktır.

En sevdiğiniz tasarımcılar kimler?

Phoebe Philo, Guillaume Henry, Martin Margiela.

Bildiğimiz kadarıyla Yeditepe Üniversitesi’nde moda üzerine derslerde veriyorsunuz. Moda sektöründe hem tasarımcı hem de öğretmen olmak nasıl bir duygu?

Fashion & Textile Design Bölümü’nde fashion styling dersi veriyorum. Ayrıca bu yıl Italian Art&Design Bölümü’nde fashion project dersini de vermeye başladım. Tabii bu benim için tasarımcı olmaktan çok daha kutsal bir meslek! Ben akademik kariyeri çok önemsiyorum, çünkü arkadan gelen nesil için hali hazırda aktif şekilde sektörde kendi markasını oluşturmaya çalışan genç bir hocanın büyük avantaj olduğuna inanıyorum. Bu yüzden belki de pek çok öğrencimin aynı zamanda master planları, kariyerlerinin ilk adımlarında hep desteğim oluyor.

Yeni koleksiyondan biraz bahseder misiniz?

Fall 2012 “Overlapping” koleksiyonu için fotoğrafçı Hale Yiğit ile işbirliği yaptık ve onun “Overlapping-Paris/Istanbul” fotoğraf serisinin üzerine yoğunlaştık. İstanbul ve Paris’in bu üstüste binmiş görselleri, koleksiyonu da form olarak etkiledi. Koleksiyon ağırlıklı olarak, “üst üste” binmiş formların “çok amaçlı” tasarımlara dönüşmesinden oluşuyor. Yalın ama akıllı bir koleksiyon, yine çok amaçlılık var ve malzeme bazında lüksü, stil olarak da sofistike asiliği işaret ediyor. Kaşmir, ipek, deri karışımları ağırlıkta. Deri ve ipeği bir arada ilk defa kullanıyorum ayrıca.
Ben genelde söylüyorum; tasarımcıyım, edebiyat yapmıyorum. Dolayısıyla koleksiyonlarım için bir hikaye anlatmıyorum.

Çünkü bir yanım stylist olduğundan işim görseller aracılığıyla iletişim kurmak. Ve ben tasarlarken koleksiyonları bitirip üzerine şiirler veya hikayeler yazmıyorum. Tam tersi bir stil kimliği yazıp, üzerine koleksiyonu oluşturuyorum. Ama bu koleksiyonu yaparkenki dönemde biraz aidiyet sorunlu halimin Paris’e gittiğinde büründüğü kimliğinin, İstanbul’a geldiğinde asi, agresif ve tutunamayana dönüşmesinden etkilendim. Belki bu sebepten sofistike renkler, dokular ve formlar sonuçta asi bir stile döndü ve bu iki ruh hali formlarda tam anlamıyla “üst üste” binmişliği getirdi.

Çekimleri yapan moda fotoğrafçısı Ozzy Turan’ın da bu asi tavrı yansıtmamda etkisi büyük. Zira kendisiyle kafalarımız oldukça uydu!

Normal bir günde nasıl giyiniyorsunuz? Bize vereceğiniz bir kaç ipucu var mı?

Gündüzden geceye geçiş yapmam gereken özel günlerde yalın, güçlü ve multi-fonksiyonel. Atölyede ve üreticilerde geçen yoğun günlerde eklektik.

Ürünlerinize nasıl ulaşabiliriz?

Nişantaşı Abdi İpekçi’de bulunan kendi showroom’umdan tüm koleksiyona ulaşabilirsiniz. Midnight Express Bebek, Midnight Express Nişantaşı ve Ecenas Bursa ise en fazla seçili ürünleri bulabileceğiniz mağazalar.

Röportaj: Büşra Nazlan ÜREGÜL

Sevgililer Günü Özel: Kombin Önerisi!

Sevgililer gününde ne giyeceğinize hala karar veremediniz mi?

Sevgililer Günü Özel: Kombin Önerisi!

Siyah bluz:

Siyah kırmızıyla kombinleyebileceğiniz renklerden en iyisidir. Siyahın vereceği ağırlıkla gecenin anlam ve önemine dikkat çekebilirsiniz. 

Sevgililer Günü Özel: Kombin Önerisi! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!